Bu sıralar





Bu sıralar kendimce takılmak istiyorum, hani bir koruda gezer gibi doğaya çıkmak doğa ile baş başa kalmak gibi.
Belki de şu sıralar evde sık bulunma sebebimden böyle bir özlem duydum. İnsanın sağlık sorunlarından evde kapalı kalması kendini koruması ve dikkat etmesi ne zormuş, dışarıyı özlüyor, her sabah gün boyu pencereden bakarken sokağa atama duygusu ne kötü bir hismiş:( malum mevsimlerin şartları, soğuk algınlığı vs vs iyileşme halinize etkense birde.
Aslında pekte şikâyetçi değilim bu vesile ile dinlenmiş olmanın verdiği keyfide inkâr edemem. Bazen güzel bir şarkıyı, yâda çalan bir müziği dinlerken daha derinden hissedebiliyor insan. o parçanın anlamı kadar notaların vuruşundaki tını his sizi alıp götürüyor en olmadık yerlere, bazen tv karşısında şöyle çayımı kahvemi içip keyif çıkarmak isterken o keyfin bir anda boğazınıza takılması da ayrı bir konuya :( tv programlarında nereyi açsak ilgisiz alakasız konuların neden bu kadar seyredilir olmasına ben anlam veremiyorum, eğitici öğretici o kadar çok şey dururken günü işkal etmek adına saçma sapan insan duygularının hayal üstü bir yaklaşımla kandırılması ve insanlarımızın bunu görmezden gelip o programlarda kendini afiş etmesi ne acı bir hal. Bu yüzden fazla tv seyretmiyorum, haberler, ara sıra güzel bir belgesel, yâda güzel bir film. sonra bastığım kumanda düğmesi ardından elime alıp okuduğum gazete günüme iştirak ediyor, okuduğum bir kaç haberden sonra kendimi evin içinde odalar arası yarattığım mekanlarlarda severek tadını aldığım o dinginliğe bırakmak her şeyden daha çok huzurlu geliyor, bazen mutfakta kendime bir kahve yapmak bile, hoş ne kadar becerikli olabilirim bu konuda tartışılır, sonra paşam var biraz yorsa da onunla olmak güzel :) bu günkü gazetemi parçalamış hııımmm anlaşıldı bugün okuyacak hiç güzel olumlu bir haber yokmuş ağzına sağlık dedim. Sayende bugünü mutlu geçireceğiz:) güne olumlu bakmak insanın kendi elinde birazda. Kendini nasıl hissetmende diyorum. egerki ben gazetemin parçalanmasına tepkisel olarak agresif davransaydım ki bu hiç olmaz. Bu davranışım o günümü huzursuz yaptığı kadar paşayı da üzmüş olacaktım. Yani üzmek ve üzülmek bile birbirine bağlantılı.
Mutluluk ve mutsuzluk tabi ki elimizde olan bir şey değil ama bazıları diyorum elimizde bizde bitendir. Tabiî ki insanın sorunları, yapması gerektiği sorumlulukları, gün içi hayatını idamesi için koşuşturması gereken öyle çok yükümlülükler var ki. Yani hayatın kimse tozpembe güller çiçekler arasında bir yaşam olduğunu iddia edemez.
Aynı dört mevsim gibi baharı, yazı, sonbaharı, kışı olduğu gibi.
Her fırtına ve yağmurun arkasından güneşin açtığı gibi.
Her gecenin bir sabahı olduğu gibi.
Aslında ne kadar birbirine bağlı her şey.şu hayatta tek olmaktan yakınsakta hayatımızı dolduran yada hayatımızda olan ne çok şey var.
Dostlarımız, arkadaşlarımız, ailemiz, yakınlarımız, evinizde beslediğiniz bir balık bile sizin hayatınıza dâhil oluyor, bırakın onu hiç tanımadığınız sokaktan geçen bir selam attığınız biri bile.
Tanrı ne büyük öyle bir dünya yaratmış ki o dünya içinde en ince ayrıntısına kadar düşünmüş, tanrının gözleri ve yüreği kudreti kadar, hepimiz bir tanrı kesilseydik şu hayatımız ve hayat nasıl bir dünya olurdu ki, onun güzelliği kadar güzeli görüp güzeli düşünseydik.
Her zaman tanrının yarattığı her şeyin güzel olduğunu savundum ben, bunun aksi olamaz ki. bütün canlı cansız her şeyin bir güzelliği olduğu kadar, peki o güzelliği nasıl görürüz, güzel bakan güzel görür, sadece güzel bakmakla yetmiyor, ya dilimiz ah o dillerimiz insan ne çekerse dilinden çekiyor, peki dilin suçu ne bu durumda dil mi suçlu ya kalbimiz, kalbimizi dolduran o aklın ve mantığın sesi yani ses şu daima içimizde kulak kesildiğimiz ses, Belki de bütün sorun orda kendi sesimizden başka bir iç sesin sürekli doğru yada yanlış yanılgılara uğratması bizi, kulağımızı biraz olsun kabartmasak belki gelip geçecek ama ya o sese hükmeden nefis yok mu kısacası iyi ve kötü güzel her şeyin var olduğu şu bedenimiz asıl önemli olan bu bedeni bu ruhu tanrının bize emaneti olan bu güzelliğe yaptığımız olur yada olmazlarımız değil mi.
Nerden başladım nereye geldim bakın:) aslında kısa bir not yazıp çıkacaktım konu nereye uğradı, sanırım birazcık şu duygularım dile geldi mazur görün:(
Ben akıl hocası değilim tabii ki herkesin kendi düşüncesi ve duygusuna da karışamam öyle olursa ki bu benim bana olan saygımdan çok karşımdakini anlamama saygısızlığımdan doğar.
Benim için Allahın yarattığı her canlı ayrı bir güzellikte çünkü.
Şuan bunları size yazarken penceremden baktığım şu doğa güzelliğini bile seyrederken şükretmenin anlamı gibi. karşıda gördüğüm ağaçların her tonunu görebiliyorum, her biri ayrı bir renge bürünmüş üzerine örtüsünü çekmiş en sıcak sarı tonların olduğu ağaçlar, yanında yeşilini koruyan çam ağaçları, çimenler, uçan kuşlar, bu güzellikten faydalanan insanlar, çocuklar bakmak güzel ve huzurlu.
Dışarıda havanın nasıl olduğu bile önemsiz çünkü bu hale yağmur, fırtına, güneş, kar bile yakışır. Çünkü güzellik var ortada güzel olana ne yakışmaz ki :)
Sonbaharı oldum olası seviyorum özellikle yere dökülen o yaprakları, kokusunu, neden bilmiyorum seviyorum işte. Belkide yeniden canlanış olarak nitelendiriyorum, agacın bütün sene geçirdiği onca tanıklığı yaşamı doymuşluğu onun ruhunu özünü hissedebiliyorum. Yaprağın bile dökülmesi yeniden aynı ağaçta aynı yerden çıkması ne garip değil mi aynı bizler gibi olmasa da biz insana benzer ne çok yanı var.
Biraz yoruldum, yazımı bitiriyorum nihayet :) o yüzden bu sıralar içimden  yazmak geldi öylesine. Gerçi bunda ne derece başarılıyım buda tartışılır, tarzım aşk üzerine sevmek  sevilmek üzerine azda olsa ifade edebiliyorsam ne mutlu bana ki o gönüllerinizde bunu hissettire biliyorsam başka ne isteye bilirim.
İçimden geldi severek okuduğum değerli blok sahipleri hakkında yazmak istiyorum. Şaşırmayın sadece kendi fikrimce hissettiklerim olacak bu :)
Sıra takipsiz az çok analiz gibi bir durum
Benim gözümden göründüğü gibi kızmak gücenmek yok ama :)
Hadi hayırlısı..
Gününüz güzel sevdiklerinizle daim olsun.

Puzzle

6 yorum:

crazywomenrosemary dedi ki...

Güzel bir pazar yazısı olmuş gerçekten,dinlenirken hissettiren,düşündüren hayatı algılamayı,bütünleşmeyi,özümsemeyi..yaz böyle güzel oluyor..son paragraftaki düşüncen de ilginç hadi bakalım bekleyelim görelim..;))
Ha bu ara parça seçimin zamanda yolculuk adına çok güzel,gittim yine ben..o tertemiz kirlenmemiş insan ilişkilerinin olduğu yıllara..:))

crazywomenrosemary dedi ki...

Umarım çok ciddi bir şey değildir rahatsızlığınız geçmiş,gitmiş olsun dileklerimle..:))

YüReKTeN DaMLaLaR dedi ki...

sevgili puzzle;

ne güzel düşündükleriniz
hayat ve yaradan herşey
onun izniyle

eee bloglar hakkında yorumlarınızı
okumak isterim
ne güzel "arkası yarınlar" gibi
takip ederiz.

sevgiyle...

PUZZLE dedi ki...

Tertemiz kirlenmemiş insan ilişkilerinin olduğu yıllar.. Ben buna inanıyorum ve hala olduğunada crazywomenrosemary

PUZZLE dedi ki...

Hadi bakalım arkası yarınlar mutlulugu olsun ozaman :)hayat gibi.

PUZZLE dedi ki...

crazywomenrosemary geldi geçti sadece bir kalp değişikligi